
Geldi, çattı sonunda bu film, biz "Avatar" denilince aklına ilk "Profile Picture" gelen internet kullanıcılarına da. Tabii ki ben kendimi bu kitleden ayırarak şu kitleye koyuyorum: Avatar denilince aklına ilk "Avatar The Last Airbender" gelenler. Bunun ne önemi var? Bir önemi yok. Peki ne manası var? Şu manası var ki: 18 Aralık'a kadar "Avatar" denilince aklına bu film gelen insanlar bu filmi bekleyen, önemini az çok bilen insanlardı. Ama bunun da hiçbir önemi yok tabii ki.
Avatar, avatar, avatar... Terminator 1-2 ve Titanic'ten tanıdığımız James Cameron abimizin bir filmi bu afişte de koskocaman belirttiği üzere (from the director of "Titanic"). Başka yerlerden tanıyanlar da çıkacaktır tabii ki, ama genel kesim bu filmlerden tanıyor. Yine de şunu söylemeden geçmek istemem ki şu resimde "from the director of 'Titanic'" yazması her ne kadar reklam olarak iyi olsa da benim açımdan hiç olmamıştır. T1, T2 varken ne Titanic'i ya? Tamam, Cem Yılmaz'ın da dediği gibi "sonunda batacak nasılsa" diyerek izlemeyince oldukça hoş, güzel romantik bir film ama T1, T2 gibi iki şahane varken olmaz bu. (Eheh Terminator faşistliğim tuttu yine, neyse.)
Yukarıda filmin öneminden bahsetmiştim. Nedir bu filmin önemi? Sinemada devrim yapacak/yaptı diyenler sayıca çok. Ama benim naçizane fikrime göre sinemada devrim falan yapmayacak/yapmamış bir filmdir (tabii eğer kastedilen sinema sektörü değilse. çünkü sektörde devrim yapabilecek bir filmdir.). Ama Avatar'ın asıl devrim yaptığı alan 3D teknolojisidir. Hani nasıl kitap okurken, kitabın içine giriyorsun, sen de o dünyadan oluyorsun; işte Avatar'da da filmin içine giriyorsun, sen de Pandora'da yürüyorsun sanki. İşte bu yüzden bu film önemlidir, sinema 3d teknolojisinde bir devrim yapmıştır. (Sinemada devrim yapmak için yine naçizane fikrime göre "the shawshank redemption" olsun "pulp fiction" olsun, bunlar gibi bir film çekmek gerekiyor. Demem o ki tüm her şeyin yanında senaryonun da, kurgunun da devrim niteliğinde olması gerekiyor. Bu fikrimi de açıklayayım dedim.)
Filme gelince, aranızda izlememişler olacağı için "spoiler" denilen meretten veremiyorum burada. Yani öyle bir kural yok tabii ki, istesem çatır çatır söylerim ama, söylemeyeyim. Sevmem böyle şeyleri.
Kısaca filmin konusunu anlatmak gerekirse: Pandora adlı bir gezengende, gezegenin yerlileri "Na'vi" ler ve gezegene giden insanlar arasındaki ilişkiler konu alınıyor. Sonra tabi olaylar gelişir.
Aklıma gelen, ısrarla demek istediğim tek bir şey var. Bu filmi sinemada, 3d teknolojisiyle izlemezseniz hiç izlemeyin daha iyi. Hem film "olmuş" denilecek bir film, hem de olayı zaten 3d filmin. Verdiğiniz paraya pişman olmayacağınızı gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. (Gönül rahatlığıyla söylerim çünkü hem film olmuş, hem de beğenmezseniz umrumda değil cebinizden çıkan para. Eheh, bu da var tabi. James abimiz kazansın.)
Not: Real 3d ile izleyebilirsiniz filmi hiçbir problem yok. Gidin oğlum hala ne duruyorsunuz burada. Bu blog 3d değil.
Not 2: Filmden ne kadar etkilensem de Avatar denilince aklıma hala "The Last Airbender" olan gelir. Onun da filmi çekiliyor. M. Night Shyamalan abimiz el attı ona da. (The Sixth Sense, The Village, Signs... bilenler bilir.) Aslında Avatar'a harcanan para Avatar The Last Airbender'a harcansaydı da insanlar gönül gözüyle Avatar görseydi. Gerçi onun da oyuncuarı kötü seçilmiş acayip. Neyse günü gelir, onun da başlığını atarız blogda.
Not 3: İkinci defa gittim filme ve bir de hatırlayabildiğim tüm ayrıntılarına girerek incelemeye alacağım bu filmi burada.


